|
|
REHBERLİK SERVİSİ
MUTLAKA'LAR
• Tekrarlarınızı ayrıntıya girmeden, ana fikir ve temel kavramları
içerecek şekilde yapınız.
• Sınavla ilgili olumlu düşünceler geliştiriniz.
• Günde mutlaka 6-7 saat uyuyunuz. Yatma ve kalkma saatlerinizin her gün
aynı olmasına özen gösteriniz.
• Beslenmenizi alışık olduğunuz biçimde sürdürünüz.
• Her gün 20 ila 30 dakika açık havada yürüyünüz veya hafif egzersiz
yapınız.
• Sınava gireceğiniz okulu sınavdan iki gün önce gidip görünüz. Mümkünse
sınav salonunuza giriniz.
SINAV KAYGISI VE BAŞ ETME YOLLARI
Sınav kaygısı
öğrencinin sınav anında potansiyeli tam olarak kullanamamasıdır.
Öğrenciler sınav anında olumsuz iç konuşmalarla kendilerini etkiler ve
düşünülen bu olumsuz konuların doğruluğuna inanırlar. Bunun sonucu öğrenci
çalışmasının karşılığını alamamaktadır.
Kaygı, insan davranışını yönlendiren motive eden bir özelliğe
sahiptir. Ancak aşırı düzeyde yaşanması bizi engellemektedir. Kaygı ile
baş etme derken, sınav durumlarında aşırı bir rahatlık ve gevşeme
kesinlikle kast edilmemektedir. Sınavlar sonrasında bir konu ile
bilgilerimizin değerlendirilmesi söz konusudur. Sınavlar öğrencinin
kişiliğini yada genel anlamda başarılı yada başarısız olduğunu
değerlendirmez. Sınavda göstereceğiniz performansa göre kendiniz için
saptamış olduğunuz amaçlara ya hemen ulaşmanız yada bir başka sefere
ertelemeniz söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında performansınızı
elinizden geldiğince az hata ile tamamlamak istemekte bunun içinde belli
bir düzeyde kaygı yaşamak son derece doğaldır. Önemli olan kaygı düzeyinin
sizin performansınızı olumsuz yönde etkileyecek yerlere gelmemesidir.
Herhangi bir duygunun oluşmasında, üç ana boyut vardır; Bunlardan
ilki, dış çevremizde oluşan olaylardır.
Örneğin, birinden hediye aldığımızda mutlu oluruz, Yakınlarımızı
kaybettiğimizde üzülürüz, karanlıkta biri karşımıza çıkarsa korkarız,
sınavlar sırasında heyecanlanırız.
İkinci boyut, fizyolojik tepkilerimizdir. Örneğin, kalp atışlarında
artış, midemizin sıkışması gibi
Son boyut ise dış olaylarla ilgili geliştirmiş olduğumuz inançlarımız
olaylara yüklediğimiz anlamlar, özetle kafamızın içinde yaptığımız
monologlar yada iç konuşmalardır.
Sınav heyecanında kendiliğinden ortaya çıkan bizim elimizde olamayan
bir şey değildir. Kendimizi heyecanlı hissetmemize yol açan bizim kendi
düşüncelerimizdir. Düşüncelerimizin kaynağı da bizdedir. Düşünceyi biz
başlatır biz bitiririz. Bizim dışımızda hiç bir olay bizi şu veya bu
şekilde düşünmeye yönlendirme gücüne sahip değildir. Sınav öncesinde
kendimize bu sınavı başaracağım dersek başarmamız daha kolay olur. Ama
yapmayacağım, başaramayacağım gibi olumsuz düşünceleri aklımızdan
geçirirsek, bu bizim sınavda başarısız olmamıza yol açar.
Sınava başlamadan kısa bir süre önce hissedilen duygu hali genellikle
heyecandır. Beyin bir süre sonra karşılaşacağı soruları yanıtlayabilmek ve
gerekli olan beyin fonksiyonlarını yarine getirebilmek için hazırlık
aşamasındadır. Önemli olan bu doğal sürecin kaygıya ve paniğe
dönüştürülmemesi, algılama, anlama, yorumlama, hatırlama gibi bilinçsel
etkinliklerin olumsuz yönde etkilenmemesidir. Öğrenciler kimi zaman bu
doğal süreçten "Eyvah kaygılanıyorum, bildiklerimi unutacağım, şimdi
heyecandan elim ayağıma dolaşacak" gibi iç konuşmalarla olumsuz yönde
etkilenebilmektedirler. Hatta kaygılanmamak için yeni kaygılar
üretebilmektedirler. Bu koşullar altında birey etkili ve verimli
düşünemediği algılama, hatırlama becerilerinin de istediği düzeyde
kullanamamaktadır.
Tekrar hatırlatılması gerekirse aslında sizi sınav esnasında
heyecanlandıran bu tür düşünceler ver iç konuşmalardır. Sınava başlamadan
kısa bir süre önce heyecanlanmaya başladığınızı fark ettiğinizde, bunu
diğer tüm öğrenciler gibi sizinde yaşadığınızı, bunun doğal olduğunu ve
hatta sınavda başarılı olabilmek için bu heyecanın gerekli olduğunu
kendinize söyleyin. Örneğin, sınavdan önce kendi kendinize sınavda
başarılı olacağım, sınav esnasında rahat olacağım, soruları dikkatli
okuyacağım sınavdan sonra sınav kötü bile geçse bir dahaki sefere daha iyi
çalışırım gibi şeyler söyleyebilirsiniz.
|